Staj Günlüğü - 3

GÜN KARAGÖZ | 18 Haziran 2008 Çarşamba | 22:48

Stajımda 3. günümü de tamamladım. Geriye kaldı 42 iş günü :)

Bugün ilk defa “iş” yaptım. Bütün gün imalathanedeydim. Atölyede zaman geçirmedim hiç ve ilk defa bu kadar geç çıktım.

Bugün Taner Abi’nin yanında takıldım. Sağolsun baya yardımcı oldu işe yarayan biri olduğumu hissettirmek için. Kablo kestim, eşya taşıdım, falan filan. Ama “iş” yaptım.

Sabah 6.50′de sahilden servisime bindim. 7.45′te fabrikadaydım. Atölyeye geldim ve yine oturmaya başladım. Taner Abi seslendi : Gel beraber gidelim, robotlarla haberleşeceğiz. Bölümüm Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği dediğimden beri dalga geçiyorlar zaten. Herhangi bir cümlede haberleşme geçse hemen GÜN bak… (sadece lafta tabi). Neyse imalathaneye girdik. Genel olarak içeride çok büyük makinalar. Makinaları operatörler yönetiyor. Robot dedikleri aletse programlanabilen bir şey. Jantın bir parçasını alıyor, işliyor, başka bir makinaya veriyor, orada işlendikten sonra geri alıyor falan filan… Robotlar yeni daha, son 2-3 yılda alınmış genelde. Ama diğer makinalar Sanayi Devrimi’nin ilk ürünleri gibi… Taner Abi de bu aletlerin elektrik tesisatını, düğmelerini, anahtarlarını, programlarını yapanlardan biri. Beni de aldı gittik. Ben sabahtan akşama kadar, kablo kestim, söktüm taktım. Jantların döndüğü tezgahlara fotosel taktım ayrıca. O sensörlerden gelen verilere göre robotların hareketi şekilleniyor. O kadar çok parça, o kadar çok bağlantı vardı ki… Sadece kabloları yenileyebildik bugün. Daha hazırlanıp takılacak panolar vardı. Ben 6′da işten ayrıldığımda Taner Abi çalışmaya devam ediyordu. Bütün gün yağın kirin içindeydim. Çok şey öğrendim, biraz sora sora, biraz yaşaya yaşaya… Bugün burada kalabileceğimi düşündüm. Bilgi İşlem’e geçme durumum olmazsa da sorun değil gibi eğer iş yaparsam…

Fabrikada özel ayakkabı, kulaklık ve gözlük kullanmak zorunlu. İş Güvenlikçiler gelip uyarıda bulunuyormuş hatta prim kesiliyormuş falan. Bana koymaz galiba ama stajyeriz ya para yok bir şey yok :) Bir de dikkatimi çeken bir şey var her yerde deli gibi forklift var. Forklift kendi boyundan çok büyük işleri becerebilen bir alet. Burada hemen hemen herkes kullanıyor. Herkes dediğim de az değil ya 500 kişi çalışıyormuş fabrikada. 3 vardiya var. O kadar çok üretim yapılıyor ki (yani en azından bana öyle geliyor) o kadar kişi yetmiyor. 2-3 tane de taşeron firma çalıştırıyorlar. İşte öyle büyük bir şirketmiş Jantaş…

İşte öyle … Kısacası bugün ilk defa gerçekten bir yorgunluğum var…

O değil de dönüşte yanlış servise binip Bayraklı’da inmesem süper olacaktı. Neyse yarın doğrusuna bineriz :)



Staj Günlüğü - 2

GÜN KARAGÖZ | 17 Haziran 2008 Salı | 22:08

Stajda ikinci GÜNe de İK’de başladım.

Dün Gamze Hanım, “Çok sıkılıyorsanız, buyrun gelin bize yardım edersiniz” demişti. “Tamam olur” cevabıma ise “O kadar mı çok sıkılıyorsunuz” diyerek şaşırdığını ifade etmişti. Sanırım stajımı İK’de daha bile yararlı olabilir! Neyse bugün bölümümü değiştirmek için gittiğimde ban en uygun yerin Bilgi İşlem olduğunu söylediler bu sefer de. Bu hafta Bilgi İşlem ayarlanana kadar Niyazi Bey’in yanında “durmaya” devam edeceğim. Buradaki Niyazi Bey’in de Nazmi Abi’nin de Taner Abi’nin de (küfür etmeyeceğim heyecan yok) iyi niyetli olduğunu düşünüyorum. Ama burasının bana uygun olmadığına hemfikiriz.

Arada bir imalathaneye giriyorum ustalarla robot dedikleri otomatik makinaların arızalarıyla ilgileniyorlar. Robotlar Amerika’dan geliyormuş. Ama aksamları burada düzenlenip burada kullanılacak şekle getiriliyormuş. Burada kalsam otomasyon konusunda bir şeyler öğrenme ihtimalim var aslında. Ama istediğim ve olması gereken bu değil.

Bugün Nuri Abi’yle de tanıştım. O da ustalardan biri. Bana çay ısmarladı sağolsun (sevindirik oldum). O da iyi biri. Yemek sonrası yine boştaydım. Bu sefer atöyle bir Allah’ın kulu bile bulunmuyordu. Yanımda Ayşe Kulin’in Sevdalinka kitabını götürmüştüm onu okudum. Durum böyle devam ederse iyi kitap okurum burada.

Bugün de servisle erken döndüm yine. Ama yine yorgunum. Düne göre daha az yorgunum gerçi. Alışıyoruz zamanla. Bugün de İnci Akü’nün servisi ile gitmiştim. Yarın Jantaş’ın servisine bineceğim. Ama maalesef o çok daha erken gidiyormuş. Ben sabah ezanıyla kalkacağım heralde bundan sonra. 6.45′te servise binmem lazım. Tavuk olup yatayım o zaman şimdi.

Yarın spor salonuna başlamayı düşünüyorum. Perşembe de halısaha maçı var. Bakalım haftasonuna çıkabilecek miyiz?



Staj Günlüğü - 1

GÜN KARAGÖZ | 16 Haziran 2008 Pazartesi | 23:46

BuGÜN Jantaş’ta stajıma başladım.

Sabah Manisa Seyahat’e binmek üzere iskeleye 7′de çıktım. Önümde duran İnci Akü servisi bir şans oldu. Sordum binebilir miyim diye, ilk günüm dedim. Bindim ve yarım saat sonra İnci Akü’deydim. Jantaş da İnci Akü’nün hemen yanı zaten. Jantaş yaklaşık 500 kişinin çalıştığı dev bir fabrika. Cidden çok büyük ve çok büyük ihracat yapıyorlar.

Jantaş’ta önce İnsan Kaynaklarına gittim. Benim geleceğimden haberleri yokmuş am olsun öğrenmiş oldular. Beni Elektrik-Bakım bölümüne yönlendirdiler. 15 elektrik teknisyeni bir de 1 elektrik elektronik mühendisi olan bir bölüm. Bölümde elektrik arızalarını ve  otomasyon ayarlarını yapıyorlar sadece. Bana Nazmi Abi yarımcı oldu bütün gün. Etrafı öğretti az çok. Asıl sorumlum Niyazi Bey ise çok yoğun olduğundan benimle ancak 2 gibi ilgilenebildi. Okulumu ve bölümümü bilmediğini söyledi. Üzüldüm onun adına. Doğu Akdeniz Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği mezunuymuş. Konuşmalarımızdan da anladığım şekilde bu bölüm bana göre değildi. Niyazi Bey’in söylediğine göre de orası bana uygun değildi. Bütün gün sandalye başında oturdum. En sonunda İK ile tekrar konuşmaya karar verdim. Bana en uygun bölümün burasının olduğunu tekrar söylediler. Ancak çektiğim işkenceyi anlatınca bana başka bir bölüm bakmaya başladılar. Yarın tekrar konuşacağım. Niyazi Bey’in yanın döndüğümde 4′te servis olduğunu ve onunla gidebileceğimi söyledi. Fırsatı kaçırmadım. Çok sıkıcı ve yorucu bir GÜNün ardından eve döndüm.

Yorgunluktan ölüyordum. Bütün gün hiçbir şey yapmadan bir sandalyede oturmanın ne denli bir işkence olduğunu anlatamam yaşamak lazım! Neyse gelince biraz uyudum. Sonra Güşü’yü Amerika’ya uğurlamak için onlara gittim. Güşü Work and Travel macerası için Amerika’ya gidiyordu. Uçağına kadar uğurladık. Baya kalabalık bir uğurlama oldu. Bizimkilerden Musti, Arzu, Zahide vardı. Gerisi akraba.

Neyse oradan da döndük yatalım artık. Çünkü her gün sabah 6′da kalkmak hiç de eğlenceli bir şey değil!



güzel bir gün son gün için

GÜN KARAGÖZ | 15 Haziran 2008 Pazar | 18:21

dün biraz (!) sallanmış google raporunu yazdıktan sonra, murat ve mert ile birlikte o… çocukları filmine gittik. film parça parça güzel olmasına rağmen bir bütünlük yoktu. diyaloglardaki mükemmellik filmin bütünlüğüne yansımamış. demet akbağ’ın replikleri ne kadar küfürlü de olsa çok müthişti. özgü namal’ı farklı bir rolde görmek için bir fırsattı ayrıca. neyse filmden sonra bize geldik, sabaha kadar pes partisi yaptık. bir insanın bu kadar ballı olduğunu görmedim ben ya! ben de şanslıyım çoğu zaman ama murat’ın balı kadar hiç bir yerde görmemiştik. dün fena düdükledi bizi. neyse o öyle bitti. öcünü fena alacağız oğlum onun! sabah kalktık sonra dışarda kahvaltı falan ettik, kipa’ya gittik ege park’a gittik biraz gezdik. sonra da bovling oynadık. mert fiyaskosunun yanında murat’la kapıştık biraz. ilk oyunu alsa da ikinci oyunda “skorbord”u gözüne soktum.

ha bu arada başta kendi babam olmak üzere tüm babaların hatta baba adaylarının babalar günü kutlu olsun :)

yarın stajım başlıyor. manisa’ya hayes-lemmerz jantaş‘ta 45 gün süreyle çalışmaya gidiyorum. sabah 6 akşam 6 manisa beni bekler :)

iyi oldu bu son iki gün ya rahatladım, gezdim, tozdum, eğlendim ;)



kişisel bir ileti gireyim

GÜN KARAGÖZ | 14 Haziran 2008 Cumartesi | 01:03

ne yapıyorum?

bu aralar neler yapıyorum anlatayım istedim içimden geldi. rapor yazıyorum dedim ya bi oturup da bitereyim demedim ya yarın sabaha bitmiş olmalı. neyse geçtim onu coyote ve road runner’ın maceralarını indirmeye başladım bir yandan onu izliyorum. death note’a da başladım onu da izliyorum. euro 2008 devam ediyor onu da izliyorum. internette boş boş takılıyorum yemek yiyorum su içiyorum. bu kadar bitti. ha arada da uyuyorum.

bu monotonluktan sıkıldığım için yarın o… çocukları filmine gideceğim. gezeceğim biraz rahatlayacağım. pazartesi günü staj başlıyor ona rahat ve hazır olmak için enerji toplamak lazım değil mi? :)



Google Online Marketing Challenge (GOMC)

GÜN KARAGÖZ | 12 Haziran 2008 Perşembe | 16:51

GOMC Google’ın düzenlediği ve internet üzerinden pazarlamanın önemini üniversite öğrencilerinı yarıştırarak anlatmak istediği bir olay.

Yarışmanın amacı şöyle: arama yaptığınızda Google sponsor bağlantılarda çıkan reklamları en etkili şekilde kullanan ekip olmak.

Yani şöyle sizin şirketiniz teknolojik ürün satıyor ve öğrencilerden oluşan grup sizin çevrimiçi pazarlamanızı hazırlayıp yapıyor ve şirketinize bunun için 200$ veriliyor. Google arama yaparken atıyorum kablosuz fare almak isteyen bir vatandaş arama yaptıktan sonra sponsor bağlantıdan sitenize gelip o alışverişi yapıyorsa, doğru etkili kelimeleri seçip başarılı oluyorsunuz demektir.

İş burada bitmiyor ama. Bir de rapor boyutu var ancak. Şirketin pazarlama kampayasından önceki ve sonraki durumlarını anlatmanız gerekiyor. Kazananı ise bu raporlar belirliyor. Şirketin durumunu anlatacağınız raporları bir jüri değerlendiriyor ve ülke birincisi, kıta birincisi, dünya birincisi seçiliyor. Türkiye birincisi, Google’ın İstanbul Merkezine, Avrupa Birincisi İrlanda’daki merkeze, Dünya birincisi de Amerika San Francisco’daki merkeze tatile gidiyor :)

Gelelim bizim durumumuza. Biz de (Ben, Mümtaz, Emre, Natan) BanaDersVer.com şirketinin reklamlarını yaparak durumunu iyileştirmeye çalıştık. Danışmanımız AdresGezgini.com’dan Bora Mocan’dı. (Aynı zamanda asistanımız olur kendileri ). Reklam öncesi durumumuzu bildiren raporumuzu yazdık. Uygun arama kelimeleri ve onlara uygun reklam metinleri seçerek kampanyalarımızı yaptık, BanaDersVer.com’un giriş istatistiklerinde ve ders taleplerinde inanılmaz artış oldu. Yeni öğrencilerimiz oldu. Anladık Google Adword’sün nasıl değerli bir pazarlama aracı olduğunu.

Şimdi sıra kampanya sonrası raporunu yazmaya geldi. Emre yok Natan yok Mümtaz yok… Kaldım tek başıma, şimdi yazmaya başlıyorum yarına kadar en az 3-4 sayfa yazı yazmam gerekiyor. Hala tatilim yok bakalım n’olacak :)

Ayrıntılı bilgi için http://www.google.com/onlinechallenge/

Hadi bana kolay gelsin ;)



bitirdik bir dönemi daha…

GÜN KARAGÖZ | 11 Haziran 2008 Çarşamba | 14:43

belirteyim, severim kurmayı devrik cümle… :)

bu dönemin bitişiyle üniversite hayatınını yarısını tamamlamış oldum. 2. sınıfın 2. dönemi ni ufak tefek sıyrıkla bitirdik işte. ama ben de bittim. bu dönem kadar yoğun olduğum hayatımın başka bir dönemi daha yok.

neler yaptık bir gözden geçirelim…

derslerin, sınavların yanında, kütüphane sitesini yaptık, google online marketing challenge’a katıldık ve bunun için banadersver.com u baştan yaptık, girişimcilik kampına katıldık, hayatımın fikri yarışmasına katıldık ve hayatımın projesini yaptık…

bunlardan kütüphane sitesi hariç hepsinde mümtaz kankam yanımdaydı sağolsun :)

eh bu kadar yoğunluğa neredeyse dayanıyorum diyordum ama dayanamamışız üniversite hayatımda ilk kez bir dersten kaldım. obs ve alp hocanın dediğinin üzere electromagnetic theory FD. gel tanışalım önce ben kısaca FD dedi arkadaş ve sonunda tanıştık. daha önce hep DD ve DC lerle yırtmıştık bu sefer olmadı :) sağlık olsun.

ortalamadan yemeye başladık. işin kötüsü cevdet inci vakfı’ndan aldığım bursu da kaybetmiş oluyorum dersimin kalmasıyla. neyse ya biz de başka burs buluruz :) (içses : bok bulursun)

resmi olarak tatile girdiğim cuma gününden beri rapor yazıyorum yarın da yazacağım. inşallah haftasonu dinlenirim de pazartesi günü jantaş’taki stajıma rahat rahat giderim.



dolmuş cefası

GÜN KARAGÖZ | 1 Haziran 2008 Pazar | 00:12

Bugün yurttan izmir’e gelmem gerekiyordu ve 2 arabasına binmek için 5 dakika önce odamdan çıktım ve durakta beklemeye başladım. Durakta bekleyen yaklaşık 10-12 kişi vardı. saat 14.00 oldu ama ufukta dolmuş yoktu. 14.10 oldu dolmuş yoktu. 14.15′te bir arkadaşımız güvenliğin camına asılmış yazıyı okudu: Haftasonu sefer saatleri: 12.00-13.00-15.00-17.00…

Hadiii… Bakalım ne yapacağız? Bu sıcakta otostopa da gitsen yarım saat geçer beklesen 3 arabasına binersin… Derken bir dolmuş geldi 14.20′de. Ama İzmir dolmuşu değildi tabi ki. Ya balıklıova ya da gülbahçe dolmuşuydu tam bilemiyorum. Neyse onunla birlikte 6-7 kişiyle köye kadar indik öflensek de püflensek de başka çaremiz yoktu. Birkaç arkadaş otostop çekerken bir İzmir dolmuşu geldi. Hadi ona bindik. Bir de 3.5 YTL aldılar. Neden 3.5 YTL aldığını sorduğumda şoförün ne dediğini anlamadım neyse dedim irdelemedim. Sıcaktan beynim dönmüş zaten bir de onla uğraşamadım. Ama muhtemelen İYTE dolmuşu değil diye.

Ya kardeşim, yurduma bırak zamanında gelmeyi artık hiç gelmezsin, ben gelirim kampüs sınırları içinde binerim bu seferde 3.5YTL alırsın İYTE dolmuşu olmadığı için. Ya niye ya niye?! Taşımacılıkta tekel olursa böyle… Neyse çok sinirlendim.

Meğersem vatandaşlar duyuru yapmışmış ben denk bilmiyormuşum:
http://www.ozurlalilar.com.tr/duyuru_oku.asp?id=224

Otobüsü “güya” elde ettik ama haftasonu otobüs yok ki! Hani başka seçeneğim olsa bi’ daha binmeyeceğim şu lanet dolmuşlara! Ama yok ki!

Otobüs işinin devamı geleceğini sanmıyorum. Ne ücreti düşer ne saatleri değişir ne de yurda kadar gelir. Ondan umudum yok zaten. Ama şu dolmuşlar için birilerinin bir şey yapması mı gerekir ne ?!

Hani ne yapabileceğimizi bilsem elimden geleni yapacağım ya ne gerekiyorsa yapacağım sıkıldım şu dolmuşlardan da şoförlerinden de muavinlerinden de! Puf!

Bu da böyle bir anımdır.

Yine de… İYTE’m benim… Dolmuşa bineriz cefayı da çekeriz… : )



Hayatımın Fikri’nde finaldeyiz

GÜN KARAGÖZ | 1 Haziran 2008 Pazar | 00:07

Sevgili ortağım Mümtaz ile birlikte katıldığımız Avea Hayatımın Fikri Proje yarışmasında 80 proje içinden 30 proje seçmişler ve içlerindeki projelerden birisi bizimkisiymiş. Yani BanaDersVer.com iş planı :)

Temmuzun ilk haftası veya ikinci haftası İstanbul’da final yapılacakmış. İki üç gün orada kalacağız hadi hayırlısı :)

« Önceki Sayfa

e-GÜNlük | GÜN KARAGÖZ (c)2008


BanaDersVer.com | İYTE Fikir Meydanı|İş Görüşmesi Rehberi