Staj Günlüğü - 9

GÜN KARAGÖZ | 26 Haziran 2008 Perşembe | 23:48

İşten gelip spor salonuna gitmek biraz zor oluyor, etkisi ertesi güne vuruyor maalesef. İşten geldim salona gittim, geldim, maçı izledim yattım. Ama bugün çok zorlandım kalkmakta ve ayakta durmakta! :)

Euro 2008 hakkında pek konuşamadık sevgili GÜNlük ya. Ne mucizeydi ama! Çekirge 3 sıçradı 4′te yakalandı. Turnuvanın en iyi maçını oynayarak final hakkını kaybetmek üzücü tabi. Portekiz maçında çok küfretmiştim, İsviçre maçına da öeh demiştim, bunları bile zor yeniyoruz manasında, ama sonraki Çek Cumhuriyeti ve Hırvat maçları beni inandırmıştı. Öyle ki Almanya’yı yeneceğimize inancım tamdı. Ezdik ama yenemedik sağlık olsun. 23 kişilik kadroda Tolga hariç 22 kişi bu turnuvada oynadı. Turnuvanın ilginç istatistiklerine girer bence :) Neyse çıtayı yükselttik artık bundan sonraki hedef 2010 Dünya Kupası finali olmalı bence ;)

Bugün işte sabah 9′dan akşam 4′e kadar 1534 tane form doldurdum. Parmaklarım acıyor artık. Yok arıza formu, yok iş formu… Cart curt işler… Stajyeriz ya bana verdiler :) Ambara, satın almaya cart curt işlere de gönderiyorlar arada. Olsun ben razıyım ya. Boş oturmaktansa bir şeyler yapmak her zaman iyidir.

Nazmi Abi bugün fabrikayı gezdirdi bir ara. Çok büyük bir fabrika cidden. Deli makinalar var. Hemen hemen her şey otomatikleşmiş artık. Bu arada yavaş yavaş PLC ve otomasyon hakkında bilgi sahibi oluyorum. Güzelmiş ya sevdim ;)

Bir ara da kitabı bitirdim. Hani şu Dört Anlaşma dediğim kitabı. İyiymiş beğendim tavsiye ederim ;) Kısacık bir şey zaten. Hayatınıza farklı bir bakış açısı getirebilir. Benim pek getirdiğini söyleyemem çünkü zaten anlattıklarını bilmeden de olsa uygulamaya çalışan biriydim :)

Bu önemli Dört Anlaşma’yı belirteyim hemen (bence bir kenara not edilmeli)

  • Kullanacağınız sözcükleri özenle seçin.
  • Hiçbir şeyi kişisel algılamayın.
  • Varsayımlarda bulunmayın.
  • Daima yapabildiğinizin en iyisini yapın.

Proje için çok çalışamasam da ona da baktım bir ara. Farkettiğim bazı mantık hatalarını düzelttim. Henüz gerçekleştirmeye başlayamadık. Bir ara da ona başlarız artık. Haftaya olur büyük ihtimalle…



Staj Günlüğü - 8

GÜN KARAGÖZ | 25 Haziran 2008 Çarşamba | 19:38

Bu sabah heyecanla başladım işe. Hani projeme başlıyorum ya…

Dün gece projemi tam olarak çıkaracaktım ama uğraşamadım, yattım. Salih Hoca’nın gönderdiği sunumu yanıma almıştım. Onu örnek alarak projenin tanımını, gereklerini, özelliklerini çıkardın. Sabahtan bu işle uğraştım. Projeci PLC veya PIC ile çalıştıracağımı varsayarak yaptım. Yemeğe doğru atelyedeki dizüstünü aldım ve PLC programlamaya da başladım. Bir şey yapamadım tabi ki de :)

Yemeğe gidip geldikten sonra oturdum bilgisayar başına tekrar. Nazmi Abi de yardımcı oldu. Az bir şey çalışıyordu ama saçmasapan yerleri de vardı. Nazmi Abi’ye de sordum, biraz daha kurcaladım. Artık sayma işlemini doğru yapıyor. Henüz ışık açma ve fan çalıştırma doğru çalışmıyor. Bir iki güne de onu hallederim heralde. Maketini de yaparmışız atelyedeki malzemelerle, Nazmi Abi öyle dedi.

Burada yaptıktan sonra bir ara Çankaya’dan malzeme alıp evde PIC ile yapmayı düşünüyorum. Bakarsın Elektronik Lab II projemiz de hazır olur :)

Birazdan salona gideceğim Yiğit’le sonra dönüşte de Euro 2008′de Türkiyemizin Almanya ile oynayacağı yarı finali izleyeceğiz bizde. Haydi Türkiye’m inanıyoruz, bir mucize daha!



Staj Günlüğü - 7

GÜN KARAGÖZ | 24 Haziran 2008 Salı | 22:39

Dünden kalan yorgunluk ve uykusuzlukla kalktığım gibi çıktım evden.

Sular yine kesikti. Elimi yüzümü bile doğru dürüst yıkayamadım. Şirkete geldim elimi yüzümü yıkadım kahvaltımı yaptım ve ardından atelyeye geldim. Taner Abi yok iki gündür, sanırım gece vardiyasında. O olmayınca elini uzatan yok :(. Şefse suratıma bakıp bir günaydın demekten aciz. O yüzden ustalarla takılmayı tercih ediyorum zaten. Ne öğrenirsem onlardan öğreneceğim.

Bugün yeni bir kitaba başladım: Dört anlaşma, Don Miguel Ruiz. Girişimcilik Kampı’nda Tevfik Akmuslu önermişti bu kitabı. Kısacık bir şey zaten ama sindire sindire okumak lazım.

Arada bir imalathaneye girip çıkıyorum. Bant programlarında ufak tefek değişiklikler yapıyorlar arada.

“Ambar”a gittim birkaç kez malzeme isteklerini iletmeye. O ara ustalarla muhabbet ederken aklıma geldi bizim köpek sayıcı projesi. Buradaki sensörlerle, PLC’lerle ne yapılır be! :) Nazmi Abi de olur dedi. Hatta yarın başlarız dedi.

Projeyi hazırlayayım da yarın başlayalım bari :)



Staj Günlüğü - 6

GÜN KARAGÖZ | 24 Haziran 2008 Salı | 00:39

Bugün kahvaltı yapamadan çıktım evden. Şirkette bir simitle kahvaltı gibi bir şey yaparak geçiştirdim öğünü.

Atelyeye geldiğimde ilk işim fazla mesai formlarını personel servisine iletmekti. Gittim, geçen hafta konuştuğumuzun aksine Bilgi İşlem’ geçmek istemediğimi ilettim. Zaten onlar da oranın mümkün olmadığını söyledir. Sağlık olsun. Bakalım 45 gün dolacak mı burada. Cezmi Hoca’dan rica edeceğim. Bu arada geçen hafta almam gereken kartımı da aldım. Üstünde eşek kadar STAJER yazıyor ve sicil numaram 0001 :) Sabah akşam kart geçirmeye başlıyoruz artık. Neyse ki geçen haftakileri ve bugünü işleyecekler. Boşuna gelip, oturmuş olmayacağız yani :)

Sabahtan “sadece ve sadece” kitap okudum. Yemekten sonra biraz daha kitap okudum. Sonra Nazmi Abi çağırdı. Geçen haftaki bant programlarını bitirmişler, ufak tefek değişiklikler yapılacaktı. Onun için imalathaneye gittik. Biz oradayken bantlardan biri çalışmıyordu. Sensörden sinyal gidiyor, gelen sinyal motora da gidiyor fakat bant dönmüyordu. Farkettik ki motor da dönüyormuş aslında, ancak boşa. Çarkı çıkmış. Birkaç eleman uğraştı takamadılar, Nazmi Abi taktı. Daha önce de demiştim ya buradaki elektrikçiler aynı zamanda iyi birer mekanikçi. Mekanik işlerini de kendileri görüyorlar.

Atelyeye geri geldiğimde kitap okumaya devam ettim ve “Sevdalinka”yı sonunda bitirdim. Kimilerinin aksine çok beğendiğimi itiraf etmeliyim. Üzerimdeki Ayşe Kulin önyargısı da kırılmış oldu böylece. Sevdalinka tekrar kitap okuma açlığı yarattı ayrıca ben de. Neden sevdiğim konusuna gelince, sanırım tarihi anlatması ve çeşitli aşkları güzelce işlemesi. Sevgiliye, dine, milliyete gibi…

Bugün staj için yine bir şey yaptığım söylenemez. Biraz getir götür, biraz da fabrikada gezinti işte.

Bugün spor salonuna da başladım ayrıca. Yiğit’le birlikte başladık hatta. Göbek yapmışız söylemesi ayıp :) Çok çalışmam lazım çok :)



Staj Günlüğü - 5

GÜN KARAGÖZ | 20 Haziran 2008 Cuma | 19:34

Geldik haftanın son gününe ve stajımızın ilk haftasını bitirdik.

Artık biliyorum bu stajdan sonra benden elektrikçi olur :) Otomasyon konusunda da eğitim almış, pratik yapmış olacağım. Şeften pek bir şey öğrenebileceğimi sanmıyorum, çünkü kendisini pek göremiyorum ama ustalar iyi. Elektrikçi değiller sadece mekanik işi de yapıyorlar kendileri için, program da yazıyorlar. İyiler yani.

Bugün sabah tekrar bizim 5. hattaki robota gittik. Böyle artiz artiz konuşayım istedim. 5. hat en ağır jantın üretildiği yer. Traktörlerin jantları falan üretiliyor. Jantların 95-100 kg. oluyor. İşte bunları işleyecek olan robotu yapıyoruz iki gündür, bugünle birlikte üç gündür.

Robot dediğimiz şey nasıl bir şeydir onu da göstereyim:

Fanuc S-420

Bu haftayı da böyle bitirdik işte. Yoruldum be dinleneyim haftasonu :)



Staj Günlüğü - 4

GÜN KARAGÖZ | 19 Haziran 2008 Perşembe | 23:37

Yeni bir staj günü daha.

Bir “iş” yapabilme umuduyla gittim yine işe. Bir yarım saat bir saat kadar oturdum yine. 3 gündür gözüme takılan “PLC Eğitim Seti”ni şefe(Müh. Niyazi Bey) sormaya gittim. PLC, açık yazarsak Programmable Logic Controller, mantıksal tasarım dersinde gördüğümüz devrelerin programlanabilir olanı demek. EE142 dersinin son konularındandu bu konu Sevinç Hoca fotokopi olarak vermişti. EEPROM falan filan vardı hatırladığım. Morris Mano’nun kitabını biraz kurcalayıp hatırlayayım bari.

Şef biraz bir şeyler anlattı. İşte girişleri çıkışları falan belirliyorsun, ona göre programlıyorsun. Dediğine göre çok önemli bir konuymuş ve değerliymiş. Fazla bilen/kullanan olmadığı için de bunu bilenler de değerliymiş.

Bir süre sonra Taner Abi seslendi. Dünden kalan işlere devam edelim dedi, fırsatı değerlendirdim ben de. Panonun birisinin kablolarını bağladım. Köprülerini falan yaptım. Yavaş yavaş geliyoruz asıl merak ettiğim konuya programlamaya.

Bizim yaptığımız kısım, bir freze, bir robot, bir fırın bir de ne işe yaradığını tam olarak anlayamadığım bir makina var. Fırından çıkan kasnakları sensörler takip ediyor. Kasnak bandının sonundaki sensör işaret verdiğinde robot (Fanuc S-420) kasnağı makinaya veriyor. Makina işlenen kasnak bittiğinde başka bir sensörle robota haber gidiyor ve robot da kasnağı alıp freze makinasına koyuyor. Freze makinasını üstündeki sensörlerden gelen verilere göre robot ya bekliyor ya da yeni bir kasnak koyuyor üstüne. Frezeden çıkan kasnak, bantlara koyuluyor ve başka bir makinaya gitmek üzere diziliyor. Kasnakların nerede oldukları yine sensörlerle takip ediliyor. Diğer makinaya gitmesi için de yine başka bir robot var. Yine aynı işlemler falan filan… Program bu işlemlere göre yazılıyor işte.

Bugün dünkü kadar yoğun olmasa da yine iş yaptım ve artık çabuk zaman geçiyor. Paydos vakti çabuk geliyor :) Hatta bugün programlamaya geçemedik. Neyse yarına artık…



Staj Günlüğü - 3

GÜN KARAGÖZ | 18 Haziran 2008 Çarşamba | 22:48

Stajımda 3. günümü de tamamladım. Geriye kaldı 42 iş günü :)

Bugün ilk defa “iş” yaptım. Bütün gün imalathanedeydim. Atölyede zaman geçirmedim hiç ve ilk defa bu kadar geç çıktım.

Bugün Taner Abi’nin yanında takıldım. Sağolsun baya yardımcı oldu işe yarayan biri olduğumu hissettirmek için. Kablo kestim, eşya taşıdım, falan filan. Ama “iş” yaptım.

Sabah 6.50′de sahilden servisime bindim. 7.45′te fabrikadaydım. Atölyeye geldim ve yine oturmaya başladım. Taner Abi seslendi : Gel beraber gidelim, robotlarla haberleşeceğiz. Bölümüm Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği dediğimden beri dalga geçiyorlar zaten. Herhangi bir cümlede haberleşme geçse hemen GÜN bak… (sadece lafta tabi). Neyse imalathaneye girdik. Genel olarak içeride çok büyük makinalar. Makinaları operatörler yönetiyor. Robot dedikleri aletse programlanabilen bir şey. Jantın bir parçasını alıyor, işliyor, başka bir makinaya veriyor, orada işlendikten sonra geri alıyor falan filan… Robotlar yeni daha, son 2-3 yılda alınmış genelde. Ama diğer makinalar Sanayi Devrimi’nin ilk ürünleri gibi… Taner Abi de bu aletlerin elektrik tesisatını, düğmelerini, anahtarlarını, programlarını yapanlardan biri. Beni de aldı gittik. Ben sabahtan akşama kadar, kablo kestim, söktüm taktım. Jantların döndüğü tezgahlara fotosel taktım ayrıca. O sensörlerden gelen verilere göre robotların hareketi şekilleniyor. O kadar çok parça, o kadar çok bağlantı vardı ki… Sadece kabloları yenileyebildik bugün. Daha hazırlanıp takılacak panolar vardı. Ben 6′da işten ayrıldığımda Taner Abi çalışmaya devam ediyordu. Bütün gün yağın kirin içindeydim. Çok şey öğrendim, biraz sora sora, biraz yaşaya yaşaya… Bugün burada kalabileceğimi düşündüm. Bilgi İşlem’e geçme durumum olmazsa da sorun değil gibi eğer iş yaparsam…

Fabrikada özel ayakkabı, kulaklık ve gözlük kullanmak zorunlu. İş Güvenlikçiler gelip uyarıda bulunuyormuş hatta prim kesiliyormuş falan. Bana koymaz galiba ama stajyeriz ya para yok bir şey yok :) Bir de dikkatimi çeken bir şey var her yerde deli gibi forklift var. Forklift kendi boyundan çok büyük işleri becerebilen bir alet. Burada hemen hemen herkes kullanıyor. Herkes dediğim de az değil ya 500 kişi çalışıyormuş fabrikada. 3 vardiya var. O kadar çok üretim yapılıyor ki (yani en azından bana öyle geliyor) o kadar kişi yetmiyor. 2-3 tane de taşeron firma çalıştırıyorlar. İşte öyle büyük bir şirketmiş Jantaş…

İşte öyle … Kısacası bugün ilk defa gerçekten bir yorgunluğum var…

O değil de dönüşte yanlış servise binip Bayraklı’da inmesem süper olacaktı. Neyse yarın doğrusuna bineriz :)



Staj Günlüğü - 2

GÜN KARAGÖZ | 17 Haziran 2008 Salı | 22:08

Stajda ikinci GÜNe de İK’de başladım.

Dün Gamze Hanım, “Çok sıkılıyorsanız, buyrun gelin bize yardım edersiniz” demişti. “Tamam olur” cevabıma ise “O kadar mı çok sıkılıyorsunuz” diyerek şaşırdığını ifade etmişti. Sanırım stajımı İK’de daha bile yararlı olabilir! Neyse bugün bölümümü değiştirmek için gittiğimde ban en uygun yerin Bilgi İşlem olduğunu söylediler bu sefer de. Bu hafta Bilgi İşlem ayarlanana kadar Niyazi Bey’in yanında “durmaya” devam edeceğim. Buradaki Niyazi Bey’in de Nazmi Abi’nin de Taner Abi’nin de (küfür etmeyeceğim heyecan yok) iyi niyetli olduğunu düşünüyorum. Ama burasının bana uygun olmadığına hemfikiriz.

Arada bir imalathaneye giriyorum ustalarla robot dedikleri otomatik makinaların arızalarıyla ilgileniyorlar. Robotlar Amerika’dan geliyormuş. Ama aksamları burada düzenlenip burada kullanılacak şekle getiriliyormuş. Burada kalsam otomasyon konusunda bir şeyler öğrenme ihtimalim var aslında. Ama istediğim ve olması gereken bu değil.

Bugün Nuri Abi’yle de tanıştım. O da ustalardan biri. Bana çay ısmarladı sağolsun (sevindirik oldum). O da iyi biri. Yemek sonrası yine boştaydım. Bu sefer atöyle bir Allah’ın kulu bile bulunmuyordu. Yanımda Ayşe Kulin’in Sevdalinka kitabını götürmüştüm onu okudum. Durum böyle devam ederse iyi kitap okurum burada.

Bugün de servisle erken döndüm yine. Ama yine yorgunum. Düne göre daha az yorgunum gerçi. Alışıyoruz zamanla. Bugün de İnci Akü’nün servisi ile gitmiştim. Yarın Jantaş’ın servisine bineceğim. Ama maalesef o çok daha erken gidiyormuş. Ben sabah ezanıyla kalkacağım heralde bundan sonra. 6.45′te servise binmem lazım. Tavuk olup yatayım o zaman şimdi.

Yarın spor salonuna başlamayı düşünüyorum. Perşembe de halısaha maçı var. Bakalım haftasonuna çıkabilecek miyiz?



Staj Günlüğü - 1

GÜN KARAGÖZ | 16 Haziran 2008 Pazartesi | 23:46

BuGÜN Jantaş’ta stajıma başladım.

Sabah Manisa Seyahat’e binmek üzere iskeleye 7′de çıktım. Önümde duran İnci Akü servisi bir şans oldu. Sordum binebilir miyim diye, ilk günüm dedim. Bindim ve yarım saat sonra İnci Akü’deydim. Jantaş da İnci Akü’nün hemen yanı zaten. Jantaş yaklaşık 500 kişinin çalıştığı dev bir fabrika. Cidden çok büyük ve çok büyük ihracat yapıyorlar.

Jantaş’ta önce İnsan Kaynaklarına gittim. Benim geleceğimden haberleri yokmuş am olsun öğrenmiş oldular. Beni Elektrik-Bakım bölümüne yönlendirdiler. 15 elektrik teknisyeni bir de 1 elektrik elektronik mühendisi olan bir bölüm. Bölümde elektrik arızalarını ve  otomasyon ayarlarını yapıyorlar sadece. Bana Nazmi Abi yarımcı oldu bütün gün. Etrafı öğretti az çok. Asıl sorumlum Niyazi Bey ise çok yoğun olduğundan benimle ancak 2 gibi ilgilenebildi. Okulumu ve bölümümü bilmediğini söyledi. Üzüldüm onun adına. Doğu Akdeniz Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği mezunuymuş. Konuşmalarımızdan da anladığım şekilde bu bölüm bana göre değildi. Niyazi Bey’in söylediğine göre de orası bana uygun değildi. Bütün gün sandalye başında oturdum. En sonunda İK ile tekrar konuşmaya karar verdim. Bana en uygun bölümün burasının olduğunu tekrar söylediler. Ancak çektiğim işkenceyi anlatınca bana başka bir bölüm bakmaya başladılar. Yarın tekrar konuşacağım. Niyazi Bey’in yanın döndüğümde 4′te servis olduğunu ve onunla gidebileceğimi söyledi. Fırsatı kaçırmadım. Çok sıkıcı ve yorucu bir GÜNün ardından eve döndüm.

Yorgunluktan ölüyordum. Bütün gün hiçbir şey yapmadan bir sandalyede oturmanın ne denli bir işkence olduğunu anlatamam yaşamak lazım! Neyse gelince biraz uyudum. Sonra Güşü’yü Amerika’ya uğurlamak için onlara gittim. Güşü Work and Travel macerası için Amerika’ya gidiyordu. Uçağına kadar uğurladık. Baya kalabalık bir uğurlama oldu. Bizimkilerden Musti, Arzu, Zahide vardı. Gerisi akraba.

Neyse oradan da döndük yatalım artık. Çünkü her gün sabah 6′da kalkmak hiç de eğlenceli bir şey değil!

« Önceki Sayfa

e-GÜNlük | GÜN KARAGÖZ (c)2008


BanaDersVer.com | İYTE Fikir Meydanı|İş Görüşmesi Rehberi