Bugün sabah teyzeme gittim. Ne zamandır görüşmüyorduk iyi oldu. Oradan Başak Abla’mın yanına gittim Başar’ı da gördüm iyi oldu ya baya.
Mümtaz da geldi. Bugün bizde kalıyor. Yarın sabah 5′te kalkıyoruz, onun uçağı 8′de benim uçağım 9′da. Öyle denk geldi ne yapalım. Hazırlandık artık bekliyoruz. Bekle bizi İstanbul fethetmeye geliyoruz
Dün neredeyse hiç uyumadım ve gözlerim feci acıyor hala. Kalkamadım sabah da, annem kaldırdı. Bugün de böyle oldu neyse.
Sabahtan atelyede alet edevatların temizliğini yaptım. Öğlenki piştide yendiğimiz Sami Abi Fanta ısmarladı sağolsun. Öğleden sonra Fanta’yı içtik, oturup muhabbet ettik, az biraz yardım ettik… Ama dayanamayacağımı farkedince izin istedim ve 4′te çıktım. Güya erken çıktım ya, servis trafik kontrolüne takıldı yolda. 20-25 dk. falan onu beklemek zorunda kaldık. Arabanın vizesi mi ne yapılmamışmış. Pff… Neyse ya yine de normalden 1 - 1.5 saat önce evdeydim.
Az önce babam geldi, yüzü sirke gibi. Dedem bağda düşmüş, şimdi hastanedeymiş. Annemle birlikte Salihli’ye gittiler şimdi. Ben de yarın işten çıkınca gideceğim. Zephyr Rock Fest yalan… Sağlık olsun da konsere yine gideriz sorun değil…
Bugün halısaha maçı yapacaktık. Biraz takatsizim şimdi ama olsun biraz bugünkü gerilimimi alacağını umut ediyorum…
Not: BuGÜN sözümü tuttum, dokunmadım, bir başına bıraktım istediğin gibi.
Personel Servisinden Gamze Hanım’a sordum katılabilir miyim diye istiyorsan katıl dedi. Ben de katıldım. Güzeldi. Sadece fabrikada değil günlük hayatta da iş güvenliğine ihtiyaç olduğunu ve bu güvenliğin nasıl sağlandığını öğrendik. Sertifika da vereceklermiş katıldığıma dair. İyi ya. Sabahtan biraz oturduk, biraz muhabbet…. Öğleden sonra da eğitimle geçti.
İşte böyle… BuGÜNü de böyle değerlendirdik güzeldi ya.
O değil de şaka gibi… Avea Mümtaz’ın gidiş biletini saat 8′e benimkini 9′a almış ne güzel! Neyse!
Dün Barış Hoca’dan aldığım onayla biraz rahatladım. Stajımın elektronik dersleriyle değil de mantıksal tasarım, devre analizi ve programlamaya giriş dersleri ile ilgili olduğunu söylemiştim. O da olabildiğince faydalanmamı söyledi
Diğer stajerler iş verilmeyince durumdan istifade etmeye çalışıyorlar, kaçıyorlar falan. Ama ben işim olmasa bile kaçmıyorum. Onların durumu biraz üzücü. Beni çavuş yapan yeni stajyer gelince azıttı, saygısızlıklara başladı. E, hoşlanmıyorum tabi. Bana da yapıyor başkalarına da.
Bu cuma imkanım olursa stajın ilk kısmını bitirmeyi düşünüyorum. Nysa’da devam edecektim ya hani ondan…
Bugün yüzbaşı oldum. Haftaya binbaşı olma ihtimalim varmış.
Yani bir stajyerimiz daha oldu. Zaten çok iş olmuyordu, yeni bir stajyer geldiği iyi oldu! İK’den Gamze Hanım’a söyledim o kadar bir kişi daha verin de okeye dönelim diye. Haftaya gelir o da dedi. Hadi bakalım. Bu arkadaş da CBÜ’de Elektrik Yüksekokulunda okuyormuş. Ama bu da 91′li.
Yüreğinin Götürdüğü Yere Git kitabına gözümm takıldı kitaplıkta. Onu aldım. Başladım okumaya. Ama sarmadı. Sanırım bitiremeyeceğim
Sabah vardiyası bu hafta biraz az tanıdık. Nazmi Abi yok bir kere oradan kaybımız çok Neyse Sami Abi’yle muhabbet ettik bugün biraz. Projemi ona da anlattım. Bu arada o da imza yetkili biriymiş, kafa da çalışıyor baya. Bilgili de. İlk gördüğümde pek gözüm tutmamıştı ya adam o zamanlar hastaymış ya. Neyse geçmiş olsun. Projem hakkında baya fikir verdi de onun dediklerini yapmaya kalkarsam milyardan aşağı çıkamayız Fazla profesyonel olur
Neyse 4 vardiyasına Nazmi Abi geldi de bir iki taşıma işi yapıp, yeni aletler hakkında bilgi edindim biraz.
Spor salonundan geldim. Yorgunum. Uyusam iyi olacak…
Dün maçta acı fark yedik ya haftaya rövanşı alacağız inşallah
Bugün 3. haftamı da bitirdim stajda. Bugün PLC çalıştım biraz. Fabrikaya girdim çıktım biraz. Biraz çeviri yaptım.
Stajdan sonra Cevdet İnci Vakfı Bursluları ve Ahmet Abi ile birlikte akşam yemeği yemek ve bovling oynamak için Hilton’a gittik. Yemeğimizi yedik. Söylemesi ayıp bovlingde 109 puanla birinci oldum.
Çarşamba… Hafta ortası… Pek bir şey yapmadım bugün yine…
Uykusuzluğum yorgunluğum var. Atelyede ayakta durmakta zorlanıyorum kimi zaman. Biraz dinlensem fena olmayacak ama programıma baktım da baya yoğunum bundan sonra.
Yarın halısaha maçı yapacağız. Cuma İnci Vakfı’ndan burslularla Hilton’da Akşam Yemeği ve bovling eğlencemiz olacak. Cumartesi erken Denizli yolcusuyum. Pazar 24 saatlik uyku beni bekler Haftaya da Zephyr Rock Fest var Eski Foça’da (bilgi : http://muzik.iyte.org) oradayız inşallah.
Yeni kitaba başladım. Gündemin önemiyle de ilgimi çeken bir kitap aslında: Ergenekon. Can Dündar ve Celal Kazdağlı’nın yazdığı kitapta Susurluk Kazası ile ortaya çıkan Devlet içinde Devlet modeli anlatılıyor. Dünün yirmi küsür gözaltısının, yapılmak istenenlerin anlaşılması için yardımcı olarak sanırım.
Bugün 2 Temmuz 1993 Sivas Katliamının yıldönümü aynı zamanda. Madımak Oteli’nde 37 canın yandığı katliam… Aziz Nesin’in açıklamalarına tepkisi dini bütün insanların ve cahil vatandaşların…
“Ben şimdi namaza gideceğim, bir yanda ezan sesi, diğer yanda ateistliğin propagandası, kanımca ne olur bilemiyorum…”
Çok can alıcı bir laf o güne ait…
Cahillik, körü körüne cehaletin ne kadar tehlikeli olduğunu gösteren bir olay… Düşünce ve inanç özgürlüğünün olduğunu söylemek mümkün değil henüz canım ülkemde. O zamanlar da değildi…